25 Nisan 2022 Pazartesi

yirmiüçyedionyedi

kucakladım köklerimi sardım boynuma

koştum koştum yol ayrımına dek

peki şimdi buradan nereye, monsieur?

onunla hiçbir şey yapamam
(toprak yalnız zehir sürdü damarlarıma)
ona da
zira gördü beni topraktan çekilirken
(kökinatlakavramıyortoprağı*) e kurut madem.

bir ibadet gibi tutunayım
parmaklarımın saplandığı yerde kan biriksin ister de
ben bahçedeki diken gibi
dikendeki inat gibi
inadımdan değil ama, kendim gibi
batıyorum gözüne
ağrısı oluyorum söküp atacağında
toprak diye saplandığım elin
sızlayacak orada
elinin nizamındaki anomalide
canının -acıdı diye- attığı yerde
sızlattığımla bilecek
dikenin her mevsim aynı yerde biteceğini
kökünü kurutsa bahçenin sararacağını
dikene mecbur olduğunu
ama o güne dek, ne kökü alla'sen, monsieur?


*ismet özel

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

act I

-act i- she enters the stage, leans on the piano.  - i've been trying to imagine how this is gonna turn out but it's not going to be...